Pazartesi, Kasım 27, 2006
Cuma, Kasım 24, 2006
Seçim sistemimizin doğurduğu kaos ..
Ülkemizi yöneticek kadroları seçmek çok önemli bir meseledir.
Maalesef ülkemizdeki mevcut seçmen belirleme sistemi yanlıştır ve acil olarak düzeltilmelidir.
Seçimlerde eğitimsiz bir vatandaşımız ile eğitimli bir vatandaşımızın kullanacağı oyların eşit olması ,ülke geleceğinin belirlenmesi adına yapılabilecek en büyük yanlıştır...
Ülke geleceğini belirlemek ciddiyet ve bilgi gerektiren bir konudur. Ehil eller tarafından yapılmalıdır ve asla risk edilmemelidir.
Eşitlik önemlidir ama ,konu ülkenin geleceği ise eşitlik değil ,eğitim önemlidir.
Ülkemizi ellerine teslim edeceğimiz yöneticilerimizin seçimi konusunda ,sadece çok iyi eğitim almış ve eğriyi doğruyu ayırdetme yetisine sahip ,bellirli kriterleri taşıyan vatandaşlarımız söz sahibi olmalıdır... Bu hepimizin ortak menfaati gereğidir...
Sırf bu ülkede doğduğu ve seçmen yaşını doldurduğu için her önüne gelen seçmen olmamalıdır... Ülke geleceği üzerine kumar oynanamaz...
Devam edecek...
Çizer : Ricardo Bermudes-Küba
Salı, Kasım 21, 2006
yürüyüş...

Düşünce sistemi...
Yürürken aklımdan geçenlerden bir kısmı şöyleydi bugün ;
Neden ben duygusu ,neden beklentiler... Neden madde bağımlılığı ve madde kolleksiyonculuğu...
Maddenin bu şekilde değeri olması ,beynimizdeki bir defodan mı kaynaklanıyor acaba..?
Neden birbirimizin üzerine basarak yukarı çıkma çabası... Nedir bekleyen bizi yukarıda...
Neden ezme ve basma pahasına yukarı tırmanmayı hedef aldık...
Bu kadar basit mi yaratılışımızın amacı..
Rolümüz sadece bu ise ,çok da farklı sayılmaz ki ,o yumurtayı döllemeye çalıştığımız ilk yarışımızdan....
Farklı olması gerekmez mi yaşamın ,farkı olması gerekmez mi bir sperm ile bir insana sunulan sürecin... Yakalamalıyız...Anlamalıyız.
Kafa yormamak yaşamanın anlamına , saygısızlık değilmidir o inanılmaz emeğe...
Buna benzer düşünceler geçti durdu yürüyüşüm boyunca aklımdan...
--------------devam edecek----------------
karikatür : Patrick Mallet
Fransa-1984
Salı, Kasım 14, 2006
Toplumsal Bellek

Toplumsal belleğimiz mi sorunlu yoksa belleklerimizin devre dışı bırakılması senaryosunun mu kurbanlarıyız...
Herşeyi unutuyor yada unutturuluyoruz bir şekilde ,son olarak eski başbakanlarımızdan sayın Bülent Ecevit'in vefaatında yaşadık bu durumu birkez daha...
Sanki Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tablonun baş sorumlularından birini değilde ,bir halk kahramanımızı ikinci bir Atatürk’ü yitirdik.
Büyük devlet adamıydı ,çok kibardı ,şiirler yazıyordu ve hiç çalmamıştı...Ölçüler buydu...
Tüm medyada yazılanlar bunlardı tek bir kalemden çıkmış gibi...
Ya son elli yıllık ülke siyasi tarihine damgasını vuranlar kimlerdi peki ?
Kimdi bu ülkeyi yönetenler ,yokluklar çekilirken ,kırarken sağcı solcu ,alevi sunni diye birbirimizi...
Kimdi ülkemizin yöneticileri ? Ülke aydınlarımız kurşunlanırken ,umutlarımız parçalanırken ve faili meçhul cinayetler onbinlere ulaşırken...
Ak günlere doğru ,"yarınlar bizim" vaadleriyle yola çıkıp asla ulaşamadığımız kayıp ak günlerin sorumlusu kimlerdi peki..?
Kimlerdi milletimiz çıkmaz sokaklara girerken ülkeyi yönetenler..?
Halkın sosyal demokrasiye olan inancını ,siyasi inatlaşmalarıyla ,kaprisleriyle ve kötü yönetimleri ile yok edenler kimlerdi acaba..?
Ve ülkemin 12 Eylül’ü yaşamasınında hiç mi sorumluluğu yoktu kendilerinin..?
Allah rahmet eylesin...
Toplumsal bellek konusu önemli ,bir an önce incelenmeli...
Karikatür : Gerhard Master
1994 Aydın Doğan Vakfı
Uluslarası Karikatür Yarışması
Başarı Ödülü
Pazar, Kasım 12, 2006

İşaret 1
İnsanlığın misyonu ;kendi anatomisini ,biyolojisini ,bilinmezliklerini ve beynini çözmek olmalıdır.
Şu an sahip olduğumuz tüm değerlerimizin ,düşünce sistemimizin ,bilimsel tespitlerimizin ,sevgiyle sarıldıklarımızın ,neftret ettiklerimizin ,kavgalarımızın tüm gerçeklerimizin değişmesi yadsınamaz bir süreç olacaktır sonrasında...
Ya bu yetersiz halimizle yarattığımız değerler uğruna savaşan ve yok olan insanlar..? Eksik bilgi üzerine kurulan değerler uğruna ölenler geri getirilemez , ikinci bir yaşam yok ki..
Keskinlikten uzak durmak ,olasılıkların varlığını asla mahkum etmeden acaba demeyi öğrenmek ve asla "doğrusu budur" dememek en akıllıca olanı şu an için...
( resim - Pablo Picasso )
İnsanlığın misyonu ;kendi anatomisini ,biyolojisini ,bilinmezliklerini ve beynini çözmek olmalıdır.
Şu an sahip olduğumuz tüm değerlerimizin ,düşünce sistemimizin ,bilimsel tespitlerimizin ,sevgiyle sarıldıklarımızın ,neftret ettiklerimizin ,kavgalarımızın tüm gerçeklerimizin değişmesi yadsınamaz bir süreç olacaktır sonrasında...
Ya bu yetersiz halimizle yarattığımız değerler uğruna savaşan ve yok olan insanlar..? Eksik bilgi üzerine kurulan değerler uğruna ölenler geri getirilemez , ikinci bir yaşam yok ki..
Keskinlikten uzak durmak ,olasılıkların varlığını asla mahkum etmeden acaba demeyi öğrenmek ve asla "doğrusu budur" dememek en akıllıca olanı şu an için...
( resim - Pablo Picasso )


